‘’İnsanları tarafsız gözlemle. Her zaman konuşmaktan çok dinle. Gerektiği yerde sus. Bilmediğini bilen gibi yapandan uzak dur. Sen bilirken susma, bilmezken konuşma. Bilgiyi elde etmek seni mutlu edecektir. Asil insanlar bunu uygular.’’

Doğruluk, herkese borçlu olduğumuz şeyi ödemektir.

Eğriliğin en yüksek derecesi, doğru olmayıp doğru görünmektir.

Yönetenler arasından bir tek adam sivrilirse, buna krallık denir.

Halkını, insanını tüketen devletlerin kendileri de zamanla tükenir.

Çocukların ilk duyacakları masallar, iyiliği işaret eden güzel masallar olmalıdır.

Öyleyse dostum, çocukları eğitirken zor kullanma, oyunla eğit onları. Böylece her birinin doğuştan gelen yeteneklerini daha iyi anlayabilirsin.

Çünkü, sokulmak istenen kalıba girmeye ve biçim verilmeye en uygun zamandır gençlik.

Content/images/5a918a0b-6ed2-44a7-9769-01be0899090d.jpg

Bir insan, gördüğü eğitimin etkisiyle hangi yola götürülürse, büyük bir olasılıkla bu yolda yürümeyi sürdürür.

Sağlıklı bir terbiye ve eğitim, eğer sürdürülürse, iyi kişilikler yaratır ve iyi kişilikler de bu çeşit bir eğitim alarak, atalarından daha iyi kişiler haline gelir.

İnsan bir sürü işte değil, sadece bir uğraşı iyi yapabilir. Bir çok işe el atmaya kalkarsa, hiçbirinden sivrilmeyi başaramaz.

Doğru güçlü olanın işine gelendir. Başkada hiç bir şey değildir.

Devletin amacı, bireysel değil toplumsal mutluluğu sağlamaktır. Bunu başarabilmek için de, genel gereksinmelere dayanan üç temel görevi vardır. Eğitim, savunma ve yönetim. Bunlar devletin yapısını oluşturan kurumlarla ilgilidir.

Content/images/754427b1-c3a7-4f41-856c-9711a6084f81.jpg

… çünkü herkesin kullandığı para yüzünden bir çok cinayet işlenmiştir, oysa ruhlarındaki altın tertemizdir.

Doğru olansa şudur: Bir devlette başa geçenler, başa geçmeyi en az isteyenler oldu mu, dirliğin de düzenin de en iyisi olarak var demektir.

Bana lütfen yanıt ver; acaba bir devlet, bir ordu, bir eşkıyalar ve hırsızlar gurubu ya da herhangi bir topluluk, eğer kendi aralarında birbirlerine adaletsizlik ederlerse, başarıya ulaşabilirler mi?

‘’Elbette hayır.’’

Öleceği aklına düşen insanın içine, daha önce hiç aklından geçmemiş olan şeylerin korkusu, endişesi dolar.

Kötülük yaparken insanlar çok kolay erişirler ona. Yolu düzgün, hemen elin ötesinde ve girişi kolay. Ama erdem patikasının üstüne daha ilk adımda ter koymuş tanrılar…

Ya hükümdarlar filozof, yahut da filozoflar hükümdar olmalıdırlar; böyle olmazsa, devlet ve insanlık için mutluluk beklenemez.


Derleyen: Meral Benimser