Allah’ ım sana sığındım sende beni boş çevirmedin dualarımı kabul ettin şükürler olsun! Beni sevdiklerime, oğluma, eşime bağışladın.

Bundan sonra daha zor günler bekliyordu beni. Ameliyatın üzerinden 1 ay geçtikten sonra, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi hastanesi medikal onkoloji bölümünde bana uygulanacak tedavi şekli için görüşmeye gittim. 2010 yılının Ocak ayı ve o zaman aynı zamanda onkoloji bölüm başkanı olan Prof. Dr. Süheyla Serdengeçti ile görüştüm. Bana nasıl bir tedavi izleneceğinden bahsetti.

Content/images/1315672d-789d-4d05-aad4-57fe905bc4a9.jpg

İlk önce 8 kür kemoterapi bununla beraber kemik koruyucu serum (metastaz yapmaması için koruma şekli), karından hormon iğnesi(östrojen hormonu pozitif olunca menopoz durumuna sokulma) ve ağızdan ilaç tedavisi olarak devam edecekti. Bunlar bittikten sonra yirmi beş gün radyoterapi (yani ışın tedavisi) görecektim. Bununla beraber tedavim son bulacaktı. Dosyam açıldı ve ilk kemoterapimi 21.01.2010 tarihinde alacaktım. Bu kür üç haftada bir tekrar olacaktı. 

Content/images/469459ae-bd33-4ad2-acc3-d560ede0e070.png

Artık kendimi bu tedavi durumuna hazırlamam gerekiyordu. Kemoterapiden dolayı saçlarım döküleceği için tedaviye başlamadan onları enseme kadar kısalttım. Sonra amerikan ve ardından üç numara asker traşı. Bunu yapma sebebim ise Çınar o zaman 1.5 yaşındaydı ve saçlarım birden dökülmeye başlarsa etkilenebilirdi. Etkilenmemesini istediğim için böyle bir yöntem gelmişti aklıma. Herkes ilk kemoterapiden sonra kendimi iyi hissedebilir olabilme ihtimaline aldanmamamı, dinlenmem gerektiğini söyledi. Ve ben ilk kemoterapimi aldım acı yok sadece kolundan damar yoluyla ilaç veriyorlardı. Annemde benle beraber her tedavime geldi. Koruyucularla beraber yavaş yavaş verildiği için yaklaşık olarak 2-3 saat arası sürüyordu bitmesi. Çıkışta da eşim almaya geliyordu. Gerçekten de dedikleri gibi oldu kendimi o kadar iyi hissettim ki aman canım dedim bu çokta kötü bir şey değilmiş. Yanılmıştım. Eve döndükten sonra kendimi koltuğa zor atmıştım sanki üstüme beton dökmüşlerdi. Nasıl bir yorgunluk, hareket edememe, halsizlik ve uyku haliydi bilemezsiniz, bilmeyin de…

Content/images/077c7060-2c16-4ca7-9cb9-1554cd9949cb.jpg

Bu durumu atlatmam yaklaşık olarak bir haftayı buluyordu. Bu sırada tedavimden dolayı çalıştığım şirketten raporluydum. Onlarında bana olan hem maddi hem manevi desteğini kesinlikle inkar edemem. Hâlâ aynı şirkette çalışmaktayım.

Content/images/3d7474b3-1f69-47b8-8c4a-d3b5a6f3cc30.png

Bir hafta geçtikten sonra kendimi toparlamıştım ve Çınar’ ımın 2.yaş günü yaklaşıyordu kutlamalar için hazırlıklar yapmaya başladım ama herkes durumumdan dolayı böyle bir şeyi yapmamam gerektiğini söyledi. Çünkü bağışıklık sistemim zayıflamaya başlamıştı ve mikrop kapmamam gerekiyordu. Ailemin de benim için endişeleri vardı ama ben ne olursa olsun doğum günü kutlaması yapacağımı söyledim.

Allah’ ım beni oğluma bağışlamıştı ben daha ne isterdim ki. Bunu yapmazsam kendimi iyi hissetmeyecektim ve ailemin yardımlarıyla üstesinden geldim oğluma çok güzel bir parti verdim. 

Content/images/d8f8b93d-2e4d-4f45-a6e5-a74dbfdf4c85.jpg

Üç hafta sonra ikinci kürü aldım ve iyice bitkin düşmeye başladım. Ne yediğim yemekten ne içtiğim sudan hiç bir şeyden tat tuz alamıyordum. İnsanlardan sıkılıyordum kimseyle konuşmak istemiyordum sürekli uyuyordum zaten. Herkes etrafımda pervane oluyordu vücut direncimin kuvvetlenmesi için sürekli  onu ye bunu ye şunu iç diye peşimdeydiler. Vücudumun her yeri ağrıyordu, dayak yemiş gibiydim. Saçlarım iyice dökülmeye başladığı için artık kazıtmak gerekti ve benim o bir tanecik hayat arkadaşım kendi elleriyle bu işi üstlendi kendinden alışık olduğu için benimde saçlarımı tıraş etti. Ağladım, hem de çok  ağladım. 

Content/images/69cddffc-629c-4840-8edf-824abda4202b.jpg

İçimden birçok şey aktı gitti ama en mutluluk verici olan ise; Allah' ıma şükürler olsun ki, eşim ve oğlumla hayatıma devam etmekti. Çınar’ ımın büyüdüğünü görebilmekti! Şu an hayattaysam  ilk önce Allah' a sonra da bana bu tedavi sırasında destek herkese minnettarım.

Hayat: kadere inat 
Seni sil baştan yaşayacağım 
Ahdım olsun.

Mücadelenizi bırakmayın unutmayın güç içinizde.

Ezgi Yörük Palabıyıklı