MESNEVİ’ DEN…

*Dediler ki gözden ırak olan gönülden de ırak olur.

 Dedim ki gönle giren gözden ırak olsa ne olur?

*Ağaç dalındayken bilmezmiş yaprağın kıymetini, düşünce anlarmış onu ne kadar çok sevdiğini.

*Her yıldızın yücelerde bir evi vardır ama bizim yıldızımız, hiçbir eve sığmaz.

*Gönül ne tarafa işaret ederse, beş duygu da eteklerini toplayıp o tarafa gider.

*İnsanın sırrı ateşten üstündür.

*Dünyada insanın rahatı, dilini korumasındadır.

Content/images/8842163e-92a9-4b4e-a0d2-e767b89f915f.jpg

*Halife Leyla’ ya dedi: ‘’ O sen misin? Mecnun senden dolayı mı perişan oldu ve kendini kaybetti? Sen diğer güzellerden üstün değilsin! ‘’

Leyla dedi ki: ‘’ Sus!  Zira sen, Mecnun değilsin. ‘’

*Suretten geçerseniz, her şeyde sevgiliyi görürsünüz. Mecnun bir köpeğe iltifat ediyordu. Halk onu kınadı. Mecnun: Siz anlamazsınız bu, Leyla’ nın semtinin köpeğidir. Onda ben sevgilimi gördüm dedi.

*Birisinin sözü güzelse, dinleyicilerindendir.

*Bir parça bütüne ulaşırsa, o parçanın yanında diken bile gül gibi baştanbaşa güzel olur.

*Ey Oğul! Dünyaya olan bağını çöz, azat ol. Ne zamana kadar gümüş, altının esiri olacaksın?

*Dostumun ışığı önümde ve arkamda bulunmazsa, önümden ve arkamdan nasıl haberdar olurum ben?

Content/images/154b8470-b7f6-41ec-b9c5-d9b9826bca3d.jpg

*Koyunun kurttan kaçmasına şaşılmaz! Şaşılacak şey, bu koyunun kurda gönül vermesidir. Hayat; zıtlıkların barışı ve iç içe uyumudur.

*Şikayetim en çok kendimden. Kimseden medet yok. Yalnız ve ancak bana benden yakın olandan medet var.

*Kendini okyanusta bir damla sanma; o damladaki okyanussun.

*Nefsin ejderhadır. Öldü sanma, uykuya dalar o. Dertten eline fırsat düşmediği için uyur. Derdin bitince çıkar hemen. Hüner; dertsizken de nefsi uykuda tutmaktır.

Content/images/00992831-8884-43db-8905-fd8908326634.jpg

*Ay doğmuyorsa yüzüne, güneş vurmuyorsa pencerene, kabahati; ne güneşte ne de ay da ara… Gözlerindeki perdeyi arala.

*Bazen diyorum ki; ne olacaksa söyle gitsin. Sonra diyorum; söyleyince ne olacak, sus bitsin!

*Beri gel, daha beri; bu yol vuruculuk nereye kadar böyle? Bu hır gür, bu savaş nereye kadar? Sen bensin, ben senim işte…

*Yaydan fırlayan bir ok gibidir ağızdan çıkınca bir söz. Ve hiç geri dönmüş değildir, atıldıktan sonra bir ok…

*Biz gemilere benziyoruz. Aydın denizin içindeyiz de gözlerimiz görmüyor, birbirimize çarpıp duruyoruz.

 

Derleyen,

Meral Benimser