2009 yılının Aralık ayı, benim hayatımın dönüm noktası oldu. Böyle bir hastalıkla baş edebilmek gerçekten çok zordu ve beni neler bekliyordu bilemezdim. Tek bildiğim şey, henüz çok gençtim, oğlum ve eşimi bensiz bırakamazdım. Bensiz bir hayat onları çok yıkabilirdi. Kendime sadece bu hastalığı yenmem gerektiğini söyleyip duruyordum.

Content/images/ef005043-39a3-43aa-9cba-53acc2052c94.JPG

2010 yılında başlayan tedavilerle beraber kiloda almıştım ve beni en çok psikolojik acıdan bu durumda etkilemişti. Çünkü hamilelik zamanımda  ulaştığım kilolara tekrar çıkmıştım. Saçlarım çıkmaya başlamıştı. İlk önce bebek saçı gibi geldi sarı ve kıvırcık daha sonra koyu kestane ve dalgalı bir hale döndüler. Şaşırmıştım! Çünkü tedaviden önce saçlarım dümdüzdü. Herkes fönlü zannederdi. Kemoterapiden sonra, bu tarz değişiklikler olduğunu duymuştum ve bende de gerçekleşti. 

Content/images/351db461-3012-438b-894c-5008b35bb47e.jpg

2014 yılına gelelim: doku nakli ile alınan göğsümün yerine yeni göğüs yapımına!

Çok düşündüm bir kere tamam dedim ama etrafımdaki insanlar panik oldular. Neden mi? Çünkü bir tedavi sürecinden çıkıp atlattım derken yeni bir ameliyat ve iyileşme sürecinin içine girecektim.

Bir kere vazgeçmiştim ama bu sefer denemek istiyordum kendim için denemeliydim!

Cerrahpaşa tıp fakültesi Plâstik cerrahi bölümünden Hakan hoca bu konuda beni aydınlattı. Riskleri, ameliyatın nasıl uygulanacağını, ameliyattan sonra ki iyileşme sürecini anlattı. Gerçekten meşakkatli bir süreç bekliyordu beni. 

Content/images/5372e40a-39f4-443a-b6f2-467f4253fbf4.JPG

Ameliyat günü için işlemlerimi yaptırdım ve 19.02.2014 sabahına gün aldım. Halam ve eşimle beraber hastaneye gittik. Yatış işlemlerini başlattılar ve hastanede bir hafta kalacaktım. Sürekli yatarak geçireceğim bir hafta hiç bana göre değildi ama elbet bu da geçecekti. 10 saatlik uzun süren bir operasyon sonrası karın bölgemden alınan dokuyu göğsümün yerine naklettiler. Bir gece müşahede altında kaldım.

Content/images/1c467852-5a2f-4922-8da8-7a583245629e.jpg

Her yerimden sallanan kablolar, hortumlar ayağa kalkmamı bile engelliyorlardı. Benimle beraber hastanede halam kaldı ve bir hafta boyunca bütün kahrımı o çekti. Onun hakkını hiç bir zaman ödeyemem. Bu ameliyat için eşimi bile suçlayanlar oldu biliyor musunuz? Sanki kendini düşündüğü için bana baskı yaptığını falan zannettiler ama alakası yoktu o her zamanki gibi kararı bana bıraktı. ‘’Sen ne istiyorsan ben yanındayım. ‘’dedi. 

Content/images/ddf8c994-3b8c-40e2-97b0-1b794f76a127.jpg

O koca yürekli adamın kolunda kocaman bir anka kuşu dövmesi var. İşte o benim! Hakan hocanın saydığı %5 lik risk grubuna maalesef bende girdim ve ilk ameliyatın üstüne iki tane daha ameliyat geçirdim ama kendi dokum bana uymadı ve naklettikleri yerden almak zorunda kaldılar. Çünkü artık beni çok yormaya başlamıştı. Kalbimi yorduğunu hissediyordum. Bir kaya gibi oturdu göğsüme!

Nedeni; kılcal ve toplar damarların ince olmasından dolayı kan dolaşımının düzgün sağlanamaması! Karın bölgemde bir korse vardı ve ben karnımdaki gerginlik geçene kadar, hemen hemen iki ay kadar kambur yürüyecektim. Bu düşünce de bana biraz sıkıntı veriyordu tabii. 

Content/images/1ae3fb4e-4ee9-46db-aa28-d8d3d7b887d0.png

Bir hafta geçti ve ben taburcu oldum. Evde yine dinlenmeye devam edecektim. Günden güne kontrollerim oluyor ve ben iyileşiyordum. Bir sayfayı daha kapatmıştım böylece!

Kendimle barışık, yaşama daha çok tutundum.

Gel zaman git zaman 3 aylık kontrollerim, 6 aya çıktı. Bu kontrol sürecide böylece devam etti ve tam 1 seneye çıkartacakken ultrasonda bu sefer sağ koltukaltı lenflerde lezyonlar gözüktü.

Raporda selim karakterli ( yani iyi huylu ) yazsa dahi insan bir an, yaşadığı her şeyi sil baştan mı yaşayacağım yoksa diye düşünmeden edemiyor. Bu yüzden kontrollerim  tekrar 3 aya çekiliyor.

Bir-iki kontrolde süresinde lezyonlar, küçülseler de gözükmeye devam ettiler ve sonunda da kayboldular. 

Content/images/87f041cb-b8b8-4a95-8c18-25595719745b.JPG

Kayboldukları andan itibaren dünyalar benim oldu. İyi huylu olduğunu bildiğim halde, yine de insanda pek çok soru işareti oluşuyor. Takılmadan edemiyorsunuz… 

Sizlerle yaşadıklarımı paylaşmak gerçekten çok güzel bir duyguydu. Birilerine sesimi duyurabildiysem, bir kişi de dahi küçük bir farkındalık yaratabildiysem;  ne mutlu bana.

Bu hastalıktan korkmayın, yılmayın ve aldığınız her nefes için şükretmeyi unutmayın!

Bu hastalıkla savaşan ne kadar çok insan varsa Allah hepsinin yardımcısı olsun. 

Sağlıklı kalın...

Ezgi Yörük Palabıyıklı

 

‘’ Sayfada yer alan yazılar, sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. ‘’