Doğu’nun limanları bir zamanlar Avrupalıların doğuya giriş yaptıkları, tespih taneleri gibi sıralanan ticaret kentlerine verilen isimdir. Doğunun limanları kelime anlamı olarak ‘’ Doğunun merdivenleri ‘’ olup, bazı Akdeniz limanlarına Fransızların taktıkları isimdir.

‘’ Adana’ da ayaklanmalar olmuştu. Ahali, Ermeni mahallesini talan etmişti. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların bir provası. Ama bu kadarı bile korkunç. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce. Nubar’ ınki de dahil, sayısız ev yakılmıştı. Ama Nubar şimdi ender rastlanan Arsinoe adındaki karısı, on yaşındaki kızları ve dört yaşındaki oğullarıyla birlikte kaçmayı başarmıştı. ‘’

Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan. Doğu’ nun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik öyküsünün içinden anlatıyor.

Tanıtım bülteninden…

Content/images/f1f0b554-ba4e-45d8-be70-13991aaadcc5.jpg

Amin Maalouf’ u henüz okumayanlarınız için akıcı ve sade bir dille yazılmış, yakın tarihimize bir yolculuk yapabileceğiniz güzel bir kitap.

Başlangıcı, taa Osmanlı devletine dayanan bir ailenin dramını, birçok ülkeyi, kültürü harmanlayarak muazzam bir dille anlatmış usta yazar.

Bir insanın başına gelebilecek her şey İsyan’ ın başına geliyor. Bu olaylara şahit olurken insan, bazen hüzünleniyor, bazen öfkeleniyor. Okurken birçok farklı duyguyu aynı anda hissedebiliyorsunuz. Acılar, aşklar… Otel odasında sanki gerçekten o söyleşiye dahil olduğumu hissetmiştim okuduğumda. 178 sayfaya neler sığdırılmış!

Content/images/fcd64bc9-655f-4ef3-971c-7325bd964687.jpg

Bir kitabı okurken ilk 100 sayfası çok önemli oluyor. Eğer bu ilk 100 sayfa hızlıca biterse kitabı okumak zaten bir ya da iki gün alıyor. Doğu’nun Limanları’ nda ilk 100 sayfa biraz sıkıcı gelebilir ama okumayı sakın bırakmayın derim. Kitap sıkıcı değil kesinlikle! Yüzüncü sayfaya yaklaşınca her şey bir anda netliğe kavuşacak. Olaylar, insanlar, zaman, mekanlar… Ve siz birden bir aşka şahit olacaksınız. Ve siz birden bir aile meselesinin içinde bulacaksınız kendinizi… 

Content/images/a05426a1-8603-460f-a087-94f5c2bc0c3b.jpg

Kısacası kitaptan ilk okumaya başladığınızda sakın sıkılmayın. Gerçi Amin Maalouf kendisini okutmayı çok iyi biliyor. Dinlerin, ırkların bir önemi olmadan yaşayan insanların birbirlerine nasıl düşman kesildiğine şahit olacaksınız. Ortadoğu’ya ve Filistin- İsrail savaşının başlangıcına, Osmanlı’ nın son demlerine, Türkiye’ ye, Lübnan’ a göz attırıyor kitap, ve bu sayede tarihi birçok bilgi edinebiliyorsunuz. Yazarın çok iyi bildiği Asya ve Akdeniz kültürünü diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabına da çok iyi bir şekilde aktardığını göreceksiniz.

Tarihi roman sevenler, için özellikle yakın tarihimiz açısından güzel bir kitap. Birçok cümlenin altını çizeceğinizden eminim. Nadya’ nın babasına hapisteyken bir kitabın arasında verdiği mektup gerçekten çok etkileyiciydi.  Bu mektup İsyan’ ı tekrar hayata bağlıyor.

Content/images/23e6603c-e87b-459b-9d0d-ac8ae92ba7ac.jpg

‘’ İnandığım insanlar yüzünden, beklediğim yarınlar dünde kaldı…’’

 

Keyifli okumalar,

Meral Benimser