‘’ Ben değiştiğimde değişen ya da ben kafa salladığımda kafasını sallayan bir arkadaşa ihtiyacım yok. Gölgem de o kadarını becerebilir.’’ Plutarch

Content/images/dd0b7f7d-a201-4206-9bd9-346ec30cd829.jpg

Kendinize iyi bir arkadaş olun: 

Arkadaşlarımız, birçok acıya, sevince ortak olan arkadaşlarımız...

Yeri gelir omuzlarında ağlarız, yeri gelir birlikte havalara uçarız.

Content/images/de8b1258-507f-402e-9cd5-4754acc1c0e5.jpg

Arkadaşlık, dostluk deneyimleri güzeldir. Şanslıysak, arkadaşlarımız sayesinde ders alırız, kendimizi geliştiririz, yaşamımızdaki gizli kardeşlerimizi buluruz. Daha çocukluk yıllarımızdan itibaren arkadaşlarımız hayatımıza girerler ve iyi ki varlar. Fedakarlık, paylaşım, hoşgörü gibi duygularımız arkadaşlarımızla birlikte daha çok gelişir. Fakat arkadaşlarımıza gösterdiğimiz saygı, sevgi, hoşgörü ve merhameti kendimize göstermeyiz ya da gösteremeyiz. Kendimize daha acımasız davranır, daha sert kabulleniriz yaptığımız yanlışları… 

Content/images/6868e6c6-d5f9-4a62-a626-785a8ed56b2e.jpg

Aslında Alman filozof Wilhelm Schmid’ in de söylediği gibi ‘’ Her arkadaşlığın temelinde, insanın kendisiyle arkadaş olması yatar.’’

Kendimize; hayatımızda nasıl bir arkadaş istiyorsak, nasıl bir arkadaşlığa ihtiyaç duyuyorsak öyle davranmalıyız.  Duymaya ihtiyaç duyduğumuz kelimeleri kendimize söylemeli, kendimizi iyi tanımalıyız.

Sakin bir köşede kendimizi dinleyerek, neye ihtiyaç duyduğumuzu tespit edip, kendimizi geliştirmeliyiz. İnsan kendini dinleyince ve bunu alışkanlık haline getirince etrafındaki gürültü, stres ve hızdan çok fazla etkilenmiyor. Kendinizi bularak ve dinleyerek, huzuru da bulabiliyorsunuz. Yani iç dünyamızın kapılarını ilk önce kendimize açmamız gerekiyor.

Content/images/a16c85da-904b-491f-a6b3-906f69f2f690.jpg

Arkadaşlarımızın rahatsız olabileceği davranışlarımızı, düzeltmeye-iyileştirmeye çalışırız. Kendimizi rahatsız eden hiç mi davranışımız yok? Ya da arkadaşlarımızın çok sevdiğimiz özelliklerini, ne kadar içten kelimeler seçerek takdir ederiz, düşünün kendimizi takdir ettiğimiz hiç mi özelliğimiz yok? Varsa eğer, hak ettiğimizi neden kendimizden esirgiyoruz? 

Content/images/57e9b731-47f3-40d2-9507-a66c730547a0.jpg

Yaşadığımız bu zamanda, arkadaşlık kavramı her geçen gün daha fazla değer kazanıyor. Gelişen teknoloji ile birlikte hayatımıza dahil olan sosyal medya platformlarıyla, mutasyona uğramış arkadaşlık kavramı etrafımızı çevreledi. Bu yüzden gerçek arkadaş, dost sıcaklığını tuşlarda arar olduk. Belki de yapmacık, sahte dostluklar kurduk.

Content/images/f3770b52-9647-4106-9fce-3d074b815c88.JPG

Artık masamıza, ‘’ Dost eline gül dökmüş, Muhabbetin kokusu bundandır’’ yazılmış notlar bırakan arkadaşlar bulmak gerçekten de zor.  Zaten böyle devam edersek, kendimize arkadaş olmaktan başka çıkar yol olmayacak. Vakit kaybetmeden şuana kadar kendimize göstermediğimiz sevgi, saygı, merhameti göstermeli ve iyi bir dost olmalıyız. En değerli hazinemizin kendimiz olduğunu fark etmek ümidiyle…

Content/images/e80e2764-7b84-4355-a25b-1b074ca4067e.jpg

 ‘’Eğer kendine candan bağlı birisini arıyorsan, sözün kısası kendinden daha candan birini bulamazsın.’’ Kutadgu Bilig’ ten

Meral Benimser