Babaannem derdi ki:

Content/images/e5f27120-57a5-41e6-8d4e-b2733b2c25b3.jpg

Ağzının tadı yoksa,

ve bir öküz oturmuş gibi hissediyorsan sırtına,
bir çay demle kızım...
Doldur üç bardak...
Biri sağlığına,
biri varlığına,
biri yandığına olsun...
Birini hemen içeceksin sıcak sıcak...
Birini ılık ılık..                                                                 
Bırak diğeri soğusun...
Sen nasıl olsa hangisine niyet ettiğini 
yudumlarken düşünür durursun..."

Content/images/8e53f2dc-427a-4d5a-ba51-eb173c19d74d.jpg

Babaannem derdi ki:

"Yoksa yanımda biri
alıp elime kahvemi, açarım perdeleri…
Şöyle bir döner ağaçlara,
balkondaki kedilere,
dallardaki kuşlara,
yaprakları çisil çisil okşayan damlalara
baktığım yerde görmeyi umduğum her ne varsa, onlara…
Bir yudum bana…
Bir yudum yanımda olmayanlara…
Sonra fısıldarım:
"Ferah kahveniz olsun emi…"
Kim demiş “ Tatsız, tuzsuzdur yalnızın kahvesi! ”
Bazen sadece kendinsindir kızım
telvenin bahanesi…”

Content/images/71ed9278-cf07-4c02-9972-4d230a4bcfe8.jpg

Babaannem derdi ki:
"Kimi överek güçlenir, kimi kırılarak...
Kimi onurla güçlenir, kimi alınarak...

Kimi kayıpla güçlenir, kimi kazanarak...
Kimi sevgiye, kimi sevgisizliğe 
kimi ilgiye, kimi ilgisizliğe alışarak...

Yaşadığından aldığın ders ezber değildir kızım...
Her ezberin, her sorunun cevabı olmadığını anlaman lazım.

Atın ölüsü itlere bayram...
Talih, ancak pes etmeyene hayran...

Çocuklar da düşe kalka büyümez mi?
İnsan çocukken ettiğini büyürken de etmez mi?

Düşersin de kalkarsın da; yeter ki iste!
Gönlün girdiği yere gövde girmez mi?"

 

Meral Demir S/Öğüt

Babaannem derdi ki Serisinden…

Teşekkür:

Sayın İlhan Yımaz’ a fotoğrafları için sonsuz teşekkürler.  Öğütler, bu fotoğraflarla daha bir anlamlı oldular.