El ele içeri adım atmışlardı ama girdikleri anda Dağhan yapayalnız kalmıştı. Oda artık karanlık değildi. Yine bir mahzendeydi ancak burası taştandı. Büyükçe bir yerdi burası ancak yaklaşık on adım ilerisinde iki sütun arasında duran büyük boy aynasından başka odada eşya yoktu. Arkasını döndüğünde odanın kapısının da olmadığını gördü. Kaybolmuştu. Panikle duvara ellerini koyarak önce kapı aradı. Bir yandan da arkadaşlarının adlarını bağırdı ancak ne onun sesini duyduklarına dair bir işaret aldı ne de arkadaşlarının onu aradıklarına dair bir ses!

Birden ta yüreğinde hissettiği bir ses duydu. “Dağhan”

“Kimsin sen? Neredesin?” diyerek önce duvarlarda aradı sesin kaynağını. Sonra bir daha duydu “Dağhan”

Ses odanın ortasında duran aynadan geliyordu. Şimdiye kadar hiç dikkat dahi etmediği aynadan…

Content/images/b9c393ea-59e9-432f-a3a2-c96b83f18dd3.jpg

Ne bekleyeceğini bilmeden ilerledi. Altın işlemelerle süslü büyük bir boy aynasıydı bu. Arkasına baktı Dağhan. Onu tutan bir şey olmadan öylece havada asılı duruyordu. “Dağhan”

Adını bir kez daha duyduğunda aynaya baktı. Telaş, korku, endişe hisleri aynı anda beynine hücum etti. Aynada bir aksi yoktu. Yine duyduğu sesi ta yüreğinin derinlerinde hissetmişti. “Çevrendekilere yüreğinle bakabilmen için önce kendi yüreğine bakabilmen gerekli. Peki buna hazır mısın?”

“Evet hazırım”

“Eğer sen Kapının Koruyucusu olacaksan korkmalı ancak korkunun yüreğini karartmasına müsaade etmemeli, onunla savaşmalısın. Söyle, buna hazır mısın?”

“Evet hazırım.”

 “Eğer sen Kapının Koruyucusu olacaksan kıskançlığın yüreğine hastalık bulaştırmasına müsaade etmemelisin. Söyle, buna hazır mısın?”

“Evet hazırım.”

“Eğer sen Kapının Koruyucusu olacaksan yüreğin temiz olmalı. Söyle, yüreğini temiz tutmaya hazır mısın?”

“Evet hazırım”

“O halde yüreğinin derinlerinde senin bakabilmeni bekleyen ile, kaderin ile karşılaşmanın zamanı geldi”

Dağhan aynada aksini gördü birden. Onu görmesi ile şaşkınlıkla kalakaldı.

Content/images/d419a576-4f7d-4f84-ab68-11e2290f65f8.jpg

Asya’da aynı Dağhan gibi odaya girince yapayalnız kaldığını fark etti. Kapısı olmayan kalın taş duvarlara sahip genişçe bir mahzende yapayalnız olduğunun endişesi ile önce kardeşine seslendi. Sonra diğerlerine ancak ne bir ses iletebildi, ne de bir ses duyabildi. Sessizlik içinde o da yüreğinin derinlerinde bir ses duyunca iki sütun arasında havada asılı duran aynaya yöneldi.

“Asya”

Altın işlemeli büyük boy aynasının işçiliği nefes kesiciydi. Ancak kız o telaşla ve korku ile buna dikkat edememişti. Aynada aksi yoktu.

“Asya”

“Kimsin sen? Neredesin?” diye sorarak ayna üzerinde ellerini gezdirdi.

“Çevrendekilere yüreğinle bakabilmen için önce kendi yüreğine bakabilmen gerekli. Peki buna hazır mısın?”

“Evet hazırım” dedi telaşla.

“Eğer sen Kapının Koruyucusu olacaksan korkmalı ancak korkunun yüreğini karartmasına müsaade etmemeli onunla savaşmalısın. Söyle, buna hazır mısın?”

“Evet hazırım.”

 “Eğer sen Kapının Koruyucusu olacaksan kıskançlığın yüreğine hastalık bulaştırmasına müsaade etmemelisin. Söyle, buna hazır mısın?”

“Evet hazırım.”

“Eğer sen Kapının Koruyucusu olacaksan yüreğin temiz olmalı. Söyle, yüreğini temiz tutmaya hazır mısın?”

“Evet hazırım”

“O halde yüreğinin derinlerinde senin bakabilmeni bekleyen ile, kaderin ile karşılaşmanın zamanı geldi”

Asya da aynada aksini gördü birden. Onu görmesi ile şaşkınlıkla kalakaldı.

Content/images/1291ef80-1a97-4033-9c9e-5fcffb30a64a.jpg

Aybars ve Dila da aynı şeyleri yaşadılar. Kapısı olmayan büyük geniş taş duvarlı mahzende seslendiler ve bir çıkış aradılar ta ki adlarının seslenildiğini yüreklerinde hissedene kadar.

Sonra o büyük boy aynasının yanına gitmiş ve yüreklerini titreten o sesin kendileri ile konuşmasını dinlemiş ve sorduğu sorulara “Evet hazırım.” diye cevap vermişlerdi.

Onlarda bunun ardından ayna da akislerini görmüş ve onlar da şaşkınlıkla kalakalmışlardı.

Content/images/0301a478-6206-45a7-9ec8-e8df4dcf0901.jpg

Dağhan’ın aynadaki aksinin yüzü ve bedeni kendisine aitti. Ancak ne kıyafetleri nede ellerinde tuttukları ona ait değillerdi.

“Artık bakabiliyorsun Dağhan. Son aşamayı da geçtin. Şimdi beni isteyip istemediğine karar vermelisin. Eğer gerçekten istiyorsan gözlerini kapat ve bırak seninle bir olayım”

“Evet istiyorum” dedi heyecanla ve gözlerini kapattı.

İki kalp atımı süre geçmemişti bile, ancak artık Dağhan’ın ayaklarında deri çizmeler, deri pantolon ve deri yelek vardı. Bileklerinde deri bileklikler takılıydı. Kollarının ve göğsünün daha önce bu kadar kaslı olduğunu fark etmemişti. Pantolonun kemerinde her iki yanda iki halka vardı. Halkalar boştu çünkü normalde oraya takılı durması gereken bir yanı geniş yarım ay şeklinde diğer yanı saplama için kullanılan alt kısmından yukarı doğru incelerek devam eden bir metalden oluşan iki savaş baltası ellerindeydi. Kabzalardan birinin başında bir at figürü diğerinde ise bir kurt figürü vardı.

Content/images/46bc5100-2e24-4732-b175-a457881c7ca2.jpg

“Artık bakabiliyorsun Asya. Son aşamayı da geçtin. Şimdi beni isteyip istemediğine karar vermelisin. Eğer gerçekten istiyorsan gözlerini kapat ve bırak seninle bir olayım” dedi aynadaki aksi Asya’ya.

“Evet istiyorum” dedi heyecanla ve gözlerini kapattı.

Asya’nın ayaklarında deri çizmeler, üstünde ipek beyaz bir gömlek ile deri yelek ve deri bir pantolon vardı. Her iki bileğinde de deri şeritlerin sarılması ile yapılmış bir bileklik vardı. Pantolonun kemerinin sol tarafında kabzasında bir at başı olan yarım hilal şeklinde bir kılıç vardı. Sağında ise kabzası kılıç ile aynı olan bir bıçak takılıydı.

Content/images/c6e846be-56fa-4568-865d-10fa53af8bbe.jpg

“Artık bakabiliyorsun Dila. Son aşamayı da geçtin. Şimdi beni isteyip istemediğine karar vermelisin. Eğer gerçekten istiyorsan gözlerini kapat ve bırak seninle bir olayım” dedi aynadaki aksi Dila’ya.

“Evet istiyorum” dedi heyecanla ve gözlerini kapattı.

Dila’nın kıyafetleri de aynı Asya’nın kiler gibiydi. Ama onun elinde bir ok sırtında da dolu bir sadak vardı. Yayın bir başında bir at motifi diğerinde ise bir kurt motifi vardı.

*

“Artık bakabiliyorsun Aybars. Son aşamayı da geçtin. Şimdi beni isteyip istemediğine karar vermelisin. Eğer gerçekten istiyorsan gözlerini kapat ve bırak seninle bir olayım” dedi aynadaki aksi Aybars’a.

“Evet istiyorum” dedi heyecanla ve gözlerini kapattı.

Aybars’ın kıyafetleri de aynı Dağhan’ın kiler gibiydi. Onun hilal şeklindeki büyük kılıçları sırtına çapraz olarak takılmıştı. Kabzalarında kurt başı vardı.

*

“Yüreğinle yüzleştin ve orada seni bekleyen kaderi kabullendin” dedi aynadaki aksileri aynı anda.

“Yüzleşme Odasından çıkabilirsin artık” dedi yüreklerinde duydukları ses ve aynanın arkasında bir kapı açıldı. Daha önce orada olmayan bir kapı.

Kapı bağ evinin bahçesinde başka bir noktaya açılıyordu. Kapının eşiğinden geçtikleri anda yine yan yana duruyorlardı.

Content/images/46fe86b7-6f6b-49b2-8894-f1d273fa6c03.jpg

Birbirlerini yine gördüklerine sevinmiş bir halde yürümeye başladılar. Bahçenin ortasında Gezer Ata ve Ozan onları bekliyorlardı. Gezer Ata sanki biraz daha uzun boylu gözüküyordu artık gözlerine. Bir de artık elinde bir baston değil uzun bir asa tutuyordu. Ozan Ata üstündeki uzun şapkalı cübbesi ile hemen Gezer Ata’nın yanında duruyordu. Sazını sırtına çaprazlama takmıştı. Elinde ise şimdiye kadar gördükleri en büyük palayı tutuyordu. Ucu yerde olduğu halde Ozan onun kabzasının en üstünden rahatlıkla tutabiliyordu. Kabzadaki kızıl ejderha motifi sanki her an canlanacakmış gibi duruyordu. 

Content/images/ccdbc908-c9ab-4df1-ad7b-0e2f398c82c8.jpg

“Hoş geldiniz çocuklar” dedi Gezer Ata.

 

devam edecek…

Alter Güneş