İtalya hep gitmeyi istediğim bir ülke olmuştu yıllarca.  Hani bir şeyi çok istersen, gönülden istersen olur derler ya işte tamda öyle bir şey oldu ve iş dolayısıyla İtalya’ya gitme şansını yakaladım ve hayatımın kısa bir süresini orada geçirme şerefine erişebildim.

Çocukluğumdan beri hep resim yapmayı sevdim, fakat ilgilenemedim. Sanat tarihi özel ilgi alanlarımın başında ve hep bir numaradaydı. Bu yüzden İtalya’ya gidip Da Vinci‘nin soluduğu havayı soluyabilmek, yürüdüğü yerlerde yürüyebilmek, benim için; ulaşılmak istenen bir hayaldi ve çok şükür ki gerçek oldu.

İşte tam o günlerde bir arkadaşım bana dedi ki ; ‘’  Eşimin çıkaracağı kitabın kapağını senin çizmeni istiyoruz ‘’  … Yok artık !!!! Nasıl yani?  Profesyonel değilim. Öyle bir heyecanlandım ki, ‘’Şu tarihe kadar yetişmesi lazım.’’ Hem ön kapak hem arka kapak !!! Arka kapağın büyük bir kısmını gitmeden toparlamıştım.  Topladım malzemeleri sonra ver elini İtalya.

Resimleri yaptım. Gönderdim.  Kitap basıldı-dağıtıldı.  İmza günleri düzenlendi, kitap fuarlarına gidildi. Yazar arkadaşım ve ailesi sağ olsunlar, beni hepsine ayrı ayrı davet ettiler, yanlarında bulunmamı istediler fakat ben, hepsine yoğun iş tempom sebebiyle dahil olamadım tabi ama yine de,   aynı gün olmasa da bir sonraki gün yada hafta  fuarlara gittim.  Geçenlerde sosyal medyada bir paylaşım gördüm ve gurur duydum. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü https://www.bkmkitap.com/bitmeyen-yazit-bin-yil-savaslari işte bu linkten temin edebileceğiniz kitabı, il kütüphanelerine ve ülkenin önemli büyük kütüphanelerine dağıtacakmış.  Keşke daha profesyonelce çizebilseydim demeden edemedim doğrusu. İşte benim için değeri çok ama çok yüksek kitabı ve resimlerimi, aşağıda inceleyebilirsiniz.

Content/images/4dd845e3-737e-4337-82b6-0e0251bc97c6.jpg

Tanıtım Bülteninden;

‘’Karanlığın bitip, güneş ışınının mağaranın girişini aydınlattığı yere emekleyerek geldi. Yaşlı adama ve yanındakine baktı. Ayağa kalktı.

İki adım daha atıp durdu. Mağaranın karanlığından, kanlar içinde bir bebek çıkmıştı…’’

Bitmeyen Yazıt-Bin Yıl Savaşları, türünün en ilgi uyandıran kitaplarından biri olmaya aday olarak çıkıyor okurun karşısına. Mitolojik öğelerden de beslenerek güçlü bir temel üzerinde yükselen kitap, okuru müthiş bir maceranın içine çeken fantastik bir kurgu.

Alter Güneş, güçlü kalemiyle, serinin bu ilk kitabında, hem fantastik kurgu sever okurlar için eşsiz bir hikaye ortaya koyuyor hem de birbirinden ilginç karakterleriyle okura macera dolu bir dünyanın kapılarını aralıyor.

Kitabın son sayfasını çevirdiğinizde veda etmekte zorlanacağınız bir dünya bu…

‘’ O ulustan bir çocuk göğsünde ejderha lekesi ile doğacak. Doğar doğmaz ayağa kalkacak.

Ata Mağarasının karanlığından kendi adımlarıyla çıkacak’’

Content/images/f845d6fa-c35e-4fdb-bd2c-93224940baa9.JPG

Sevgiler…

Meral Benimser