Büyük bir dokuma tezgahında geçmiş, bugün ve geleceği dokuyan tanrıçalar… Zeus ile Themis’ in üç kızı… Klotho, Lakhesis, Airopos

Content/images/406de5e0-b780-4307-8136-d1a1e578d462.jpg

Klotho hayat ipliğini eğirirdi… Yaşamın başlangıcı onun ellerindeydi. İnsanların şimdiki zamanını temsil ederdi ve günümüze kadar gelen  ‘’Kader ağlarını örüyor. ‘’ deyimi de taa buralara kadar uzanır.

Klotho’ nun kararları her zaman anlıktır ve babası tarafından öldürülen Pelops’ u hayata döndürmüştür. Klotho bizlere kaderin hiçbir zaman diz çöktüren, lanet dolu olmadığını anlatır. Bütün yapabileceklerimiz de kaderimiz dahilindedir. Bu yüzden Klotho, olasılıkların tanrıçasıdır. İnsanlar bu olasılıklar sayesinde gerçekleşmemesi kesin gibi görünen herhangi bir durumun gerçekleşme ihtimalini göz önünde bulundurarak umudu hayatlarına dahil edebilmişlerdir.

Content/images/01d0b9c8-c218-45b7-9168-02fb129b839a.jpg

Lakhesis her insana bir ömür ipliği ölçerdi… Yaptığı hesaplarla insanların kaderlerini belirler ve her insanın payını dağıtırdı. İnsanların geçmişte yaptıklarını temsil ederdi. Bu yüzden insan sık sık durup kendini kontrol etmeli ve yoluna öyle devam etmeliydi. Toplumun düşük sınıfında yaşamını sürdüren bir kişi Lakhesis’ ten yakınabilirdi. Çünkü Lakhesis, sert ve kararlıydı. Tüm insanlar ona boyun eğerdi. Fakat Lakhesis’ ten yakınanlar bazen ona bir anne gibi sığınabilirdiler de… Çünkü her şey daha önceden belirlenmiştir ve kişi bunun rahatlığını yaşardı.

Content/images/ae0600c1-7273-4b4f-af50-f6421e34c563.jpg

Airopos insanların ölüm anında ipliğini keserdi… Elinde bir makas tutar şekilde tasvirleri mevcuttur. İnsanların hayatında kaçınılmaz sonuçları yaşayacağını temsil ederdi. Ölüm kaçınılmaz ve en gerçek olandı. Yunanlılarda ölüm kötü görülmezdi asıl kötü olan doğmuş olmaktı. En iyi şey ise bu dünyadan göçmekti… Ölümün varlığı hayatın değerini arttırdı.

Content/images/bcd3fc23-fa48-442c-8be2-b05646ed9b09.jpg

Yunan mitolojisinde Moira (ya da tekil hali ile Mireler ) , Roma mitolojisindeyse Parcae( tekil Parca ) olarak bilinen, insanların yazgılarını yöneterek, insanların kaderlerine yazılmış olanları yaşamalarını sağlayan tanrıçalardır ve yine Roma mitolojisinde onları ‘’ Merhametliler ‘’ olarak da görürüz.

Yaratılıştan ebediyete kadar varlığını sürdüreceğine inanılan Mirelerden Tanrıların tanrısı Zeus bile kaçamazdı.

Her insan için bir iplik büken Mireler, insanlar doğdukları anda ipliği bükmeye başlarlar ve iplik kesildiğinde ölüm gerçekleşmiş olurdu. Yaşam iplikleri doğum-ölüm arasında tamamen Mireler tarafından kontrol edilirdi. Bu sebepledir ki Mireler, hayat ipliği, ömür yumağı gibi deyişlerin de çıkış noktasıdırlar.

Content/images/fc94ea13-2bbd-448d-b03a-2377bb55bf02.jpg

Sonu daha en başından belli olan yaşanacakları, sonları ve tamamlanmaları temsil eden Mireler için Homeros dizelerinde şöyle bahseder;

‘’ Klotho, Lakhesis, Atropos tanrıçalar

Ki bilge Zeus büyük üstünlük vermişti onlara,

Ki onlar verir yalnız insanlara

Mutlu ya da mutsuz yaşama paylarını… ‘’

Kader, doğa, dünya, vücut, madde ve bilinçdışı gibi kavramlar Moira’ nın ipliğine bağlıdır.  Moira bilinçsiz ruhu yönetendir. Moira her şeyden üstündür. Jung’ ın ifadesiyle kader, insanın kendi olabilmesi için var olan bir içgüdüdür.

Kaderim şimdi ne olduğum, neden burada olduğum ve bana ne olacağıdır

Content/images/09e9ff26-2615-4e29-b1c9-7e65927156c2.jpg

Platon’da Devlet’in son bölümünde, yeniden yeryüzüne çıkacak olan ruhların Moiralara başvurduğunu anlatır. ( Dev.X,620d-e)

‘’ Bütün ruhlar hayatlarını geçtikten sonra gene o sırayla Lakhesis’ e yaklaşmışlar. Lakhesis herbirine kendi perisini vermiş; bu peri hayatı boyunca ona hizmet edecek, seçtiği kadere göre yaşatacakmış onu. Bu peri ilkin ruhu Klotho’ ya götürüp onun eli altından ve döndürdüğü kirmenden geçiyormuş; böylece ruh seçtiği kadere bağlanıyormuş. Ondan sonra Airopos, Klotho’ nun eğirdiği kaderi ölçülmez hale sokuyor, sonuda ruh hiç arkasına dönmeden Kaderin tahtı önüne gelip duruyor, sonra öte yanına geçiyormuş. ‘’

 

Sevgilerimle,

Meral Benimser