BİRŞEY ALMAK İSTİYOSAN ÖNCE VERMEYE HAZIR OLACAKSIN. VERMESİNİ BİLMİYORSAN ALAMAZSIN!

Bir gezgin, dağ bayır gezerken bir akarsuyun içinde değerli bir taş bulur. Ertesi gün yolda bir adamla karşılaşır. Adam çok açtır. Gezgin torbasındaki yiyeceği karşılaştığı bu kişiyle paylaştırır. Ama erzak çantasını açarken adamın gözü çantadaki değerli taşa ilişir. Gezginden bu değerli taşı kendisine vermesini ister. Gezgin hiç duraksamadan değerli taşı adama uzatır.

Content/images/4f542f89-ef9c-4fee-8455-fc746ac684a0.jpg

Adam başına konan talih kuşundan memnun, aceleyle oradan uzaklaşır. Artık kendisine ömür boyu maddi güvence sağlayacak değerli taşın sahibidir. Bir kaç gün sonra gezgin, arkasından koşarak kendisine yaklaşan adamı görür. Adam nefes nefese değerli taşı gezgine uzatır. ”Senden ayrıldıktan sonra uzun uzun düşündüm. Bu taşın ne kadar değerli olduğunu biliyorum. Ama onu sana geri vermek senden daha değerli bir şey almak istiyorum. Bu taşı bana rahatlıkla vermeni sağlayan o içindeki şey her ne ise ondan istiyorum”

Sahip olduğun maddi şeyleri vermek, vermenin en kolay yoludur. Ama burada bile takılı kalan ne çok insan var. Gerçek vermek, kişinin kendinden, özünden vermesidir.

Emerson’ un dediği gibi: “Yüzükler ve mücevherler armağan değildir. Gerçek armağan veremediğin dilenen özürdür. Gerçek armağan kendinden bir parçayı verebilmektir.”

Content/images/a33db187-8426-48ba-9e75-7bd73645d29e.jpg

Dünyaya sahip olduğunun en iyisini ver, en iyi sana geri gelecektir.
Kendinin en iyisini vermeye bugün başla.

Sevdiklerine zamanını ver, dikkatini ver, ilgini ver, bilgini ver, pozitif bakış açını ver, onlara değer ver.

Yüreğindeki armağanları ver, sevgini, anlayışını, neşeni, şefkatini ver, affediciliğini ver. 

Content/images/2699a05c-b962-4578-8936-e0ae22a75a41.jpg

Zihnindeki armağanları ver, rüyalarını, fikirlerini, yaratıcılığını, yeteneklerini sun dünyaya.

Yüreğini sunduğunda kendini iyi hissedersin, kendine olan güvenin artar, en önemlisi kendine verdiğin sevgi ve değer artar.

Ne verirsen kendine veriyorsun.

Şunu daima hatırla: Kendine sakladığın, kaybetmekten korktuğun her ne ise onu kaybedersin.  Verdiklerin ise senindir.

Content/images/d5fdd12f-c4eb-40a9-9fb5-4aeee73d33a3.jpg

“ Bir başkası olsaydın kendinle iş ortaklığına girer miydin? Kendini arkadaş olarak, güvenilir bir dost olarak seçer miydin? Karşı cinsten biri olsaydın, şimdiki kendini eş olarak seçer miydin?
Dürüstçe verdiğin yanıtları beğenmiyorsan, bu yanıtların hepsini "evet" e çevirmek senin elinde. Sen bu güce ve yeteneğe sahipsin. Yeter ki "evet" lerin bedeli olan emeğin, sevginin ve zamanın yatırımını yapmayı göze al. Biliyorum, biliyorum, herkes sana öğüt veriyor. Ve kendi bireyselliğini kanıtlamak uğruna çoğuna kulak asmıyorsun. Bu kitapta söylediklerim de belki sende böle etki yapacak ve bu satırları okuduktan sonra kitabı yerine bırakacaksın. Seçin senin. İster, bırak. İster, oku ve unut. İster, oku ve dudak bükerek, yaşamını ertele, önerilerimi dikkate almadığın için "haklı" mazeretler üret. İster sadece düşün. İster düşün ve uygula. Ne kaybedersin -mutsuzluğudan ve tembelliğiden başka? “
tanıtım bülteninden…

Nilgün

Mutluluk Kitabı