Mustafa Kemal Atatürk der ki; “ Dünyada hiçbir milletin kadını’ Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar gayret gösterdim.’ diyemez.”

Mustafa Kemal, dünyadaki birçok demokratik ülkeden çok daha önce Türk kadınına, seçme ve seçilme hakkını vererek toplum içinde çeşitli roller biçmiştir.

Content/images/057f169a-cec0-426e-994f-22b99cd2d5eb.jpg

Kadınlarımız, 1930 yılında belediye seçimlerine katılma hakkına; 1934 yılında tam anlamıyla siyasal haklara kavuşmuştur.

Verilen tüm bu hak ve eşitliklere rağmen, günümüz Türkiye’sinde kadın olmak zor bir zanaattır.

Biliyoruz ki; yüzyıllardır ataerkil bir toplum olan Türk Milleti’nin tarihte meşhur bir üçlemesi vardır: At, avrat, silah.

Hele ki 6 yaşında bir kız çocuğu ile evlenilebilir diyen bir din adamının bulunduğu bir ülkede kadın olmak daha bir zordur.

Content/images/26fb8905-d3f8-49c4-a14c-3a7565e0b0de.jpg

 “ Bir kadına tekme atmak yalnızca karnındaki bebeğin hakkıdır. ”

Gazete sayfalarında, haber sitelerinde ve televizyonlarda görüp, duyduğumuz yüzlerce binlerce bu içerik ile ilgili haberlerin bulunması gerçekten de üzüntü ve acı verici…

Content/images/d1a2787c-2e79-40b6-8186-026fb680f783.jpg

Kadına şiddeti engellemek için yapılan çalışmalar Türkiye’de maalesef hala yeterli değil.

Evet, geçtiğimiz yıllara bakılarak başlatılan kampanyalar çoğaltılmış durumda. Toplumda bir farkındalık oluşturabilmek için gayret gösteren insanlar var fakat getirilen cezai uygulamalar bile bunun önüne yeteri kadar geçemiyor.

Bunun tek yolu var aslında. Bu yol sadece:  şiddeti uygulayan kişilerin tedavi edilmesi ve gelecekte şiddet uygulayabilecek kişilerin de bilinçlendirilmesidir.

Content/images/4a8376fb-8ae2-4564-832e-a3c22bd20287.jpg

Çünkü “ Erkeklik kadına vurmakla değil, onu korumakla gösterilir. “

Tüm kadınlarımız, analarımız: 8 Mart kadınlar günü kutlu olsun.

Atatürk’ ün kadınlarımıza verdiği değeri tüm kadınlarımızın görebilmesi ümidiyle…

 

Pelin Benimser