Herkese Merhaba;

‘’1903 Nisan’ında, 17 yaşında bir genç kız, elinde bavulu, etrafındaki yapıların görkeminden büyülenmiş bir halde Roma’nın orta yerinde dikiliyordu. Türkiye’de, Avrupa’da, Amerika’da yaşadı. Büyük savaşlar gördü. Büyük sanatçılarla birlikte oldu. Büyük bir ressam oldu. Elinde fırçası, başında boneye benzer 1920’lere has şık şapkasıyla görünüyor. Şimdi fark ediyorum. Olgun bir kadın var karşımda. Kırkını devirmiş bir kadın. Ne zaman geçti onca yıl? Geride bıraktığı her şehirden bir yara devralmış gibi bakışları. Her aşktan, her ayrılıştan, altında yaşadığı her gökten bir iz var bu sefer Mihri Hanım’da. Gelecek, her zamanki gibi gözdağı veren müphem bir boşluk’’

 

Yukarıda okuduğunuz bölüm Emre Caner’in Mihri Müşfik Hanım’ın İzinde adlı kitabının tanıtımından alınmıştır.

Content/images/9d2378ad-e7db-4480-bd8d-3e7de181f58a.JPG

Kimdir Mihri?

Osmanlı’nın çalkantılı son dönemlerinde kendi hayatının da tüm çalkantılarına göğüs geren Osmanlı’nın ilk kadın ressamıdır. Hakkında çok fazla bilgimiz yok lakin Osmanlı’da Osman Hamdi Bey ne ise Mihri Müşfik (Rasim) Hanım da odur.

Sanatı ve aşkı uğruna ülkeler değiştirmiş, paşa babasını (Rasim Paşa) karşısına almıştır. Yalnızca paşa babasını değil elbette, açmış olduğu İnas Sanayi-i Nefise Mektebi ile Osmanlı’nın yobaz kesimini de karşısına almıştır.

Saray ressamı Fausto Zonaro’ dan eğitim alan Mihri Hanım yaptığı portre çalışmaları ile ün kazanmış olup imzalı olanların yanında imzasız da çok sayıda başarılı çizimi vardır. Yaptığı portreler arasında Mustafa Kemal Atatürk ve Papa XV. Benedictus’ un da portresi vardır.

Content/images/18499b39-238b-4848-8b03-e550ba69b8a0.JPG

İstanbul’da kaldığı dönemlerde Şair Tevfik Fikret ile dostluk kuran Mihri Hanım (aşk yaşadıkları da söylenir.) Tevfik Fikret ölünce şairin Aşiyan’ daki evinde onun yüzünün kalıbını alarak, Türkiye’de ilk mask çalışmasını da yapmış olur.

Content/images/2132a3b9-6710-4643-bd6a-acf2cd45c9a2.JPG

Mihri Hanım aynı zamanda ressam Hale Asaf’ın da teyzesi ve eğitmenidir. Hale Asaf’a resim yapmayı bırakması için söylediği şu söz çok ilgi çekicidir.

‘’Ben resim yaptım da ne oldu? Sanat karın doyurmuyor… Tablolarını mı yiyeceksin?’’ ya da ‘’… Ben güzelim, başımın çaresine bakarım, sende o da yok ama resim yapmaya devam et !...’’

Content/images/6ca32c5b-231d-4de1-9b9b-4f54001d315c.JPG

Mihri Hanım’ı konu alan çok fazla kaynak yok, ben onunla okul yıllarımda tanışmış olsam da Emre Caner’in kitabı, Mihri Hanım ile daha çok ilgilenmemi sağladı. Yeni öğrendiğim bir film projesi beni heyecanlandırdı, bence sizde bir göz atmalısınız. https://www.kimmihri.com/film/

 

Sanatlı Günler Dileklerimle,

Hüsniye Balkan