Hayatımızda her şey o kadar hızlandı ki! Oysa dünyamız, kendi ekseni etrafındaki bir turunu hala 24 saatte tamamlıyor. Zaman, bir anı başka bir anla kıyasladığımızda ortaya çıkan bizim algılayış şeklimizdir aslında.

Böyle yazmaya başladıktan sonra izafiyet teorisinden bahsetmek gerekir ama bugünkü konumuz bu değil. Umarım ilerleyen günlerde bunu daha detaylı inceleme fırsatı bulabiliriz.

Content/images/5c00532f-dd82-4775-a272-bbefdb95b437.jpg

Hızlı şehir yaşantısı ile birlikte hayatımıza giren, yeme alışkanlıklarımız dışında pek çok alışkanlığımızı da değiştiren fast food beslenme şekli, sadece ismi lazım değil hamburgercilerde ya da pizzacılarda ayaküstü, hızla yenen öğlen ya da akşam yemeği değildir. Hızlı öğünlerimizin en vahimi, belki de pek çoğumuzun farkında olmadığı hızlı kahvaltılarımızdır.

Sabahın erken saatlerinde o sıcacık yatağımızdan kalkıp, okula veya iş yerlerimize giderken günün en önemli öğünü olan kahvaltımızı da fast food yapıyoruz farkında mısınız?

Content/images/11681094-1d6d-45f8-bdab-46ab78e4b280.jpg

Köşe başındaki simitçide çıtır gevrekler, mahalledeki fırından gelen o güzelim kokular, pastahanede pişmiş bol yağlı börekler, açmalar, poğaçalar bizi çağırıyor. Evde haşlanmış yumurta, beyaz peynir, domates, biber, zeytin bir yanda bize üzgün üzgün bakarken biz onların yüzüne bile bakmadan kapıyı hızla kapatıp çıkıyoruz evlerimizden. Öyle ya kimin vakti var ki evden çıkacağı saatten yarım saat önce kalkıp, çayı demleyecek-demlenmese de olur ya, onunda hızlandırılmış olanı var-vücudumuza bol vitamin, protein desteği sağlayacak kahvaltılar hazırlayacak?

Content/images/96528ace-2279-4149-ad43-d6f4637c8089.jpg

Kendimize verdiğimiz en büyük zararlardan bir tanesi de budur desem yanlış söylemiş sayılmam.  Uzmanlar sürekli kahvaltının önemi anlatmak için çırpınıyorlar ama onları dinleyen kim? Bizim vaktimiz yok, vaktimiz!

Altın öğün denen kahvaltımıza ne kadar önem verirsek, o gün kendimizi daha iyi hissediyoruz. Tecrübeyle sabittir. Kahvaltı etmeden evden çıkmak, dışardan bir şeyler alarak bu öğünü geçiştirmek inanılır gibi değil. Özellikle gelişme çağındaki çocuklarımız için, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını edinebilmelerini sağlamak çok önemli bir konu. Bilinçli beslenen insanlar olmalı, bilinçli beslenen çocuklarımız, gençlerimiz olmalı.

Her türlü besine kolayca sahip olabileceğimiz bir ülkede yaşarken, bu kadar zenginliklerle dolu Türk mutfağına sahipken bunun değerini ilk önce kendimiz bilmeli, uygulamalı sonra da ailemize bu bilinci aşılamalıyız.

Content/images/dbb32b15-6df8-40c4-8083-24bfa1c85284.jpg

Her şey ilk adımı atmakla başlar. Yarın sabah yarım saat daha erken kalkarak, kendinizi güzel bir kahvaltı ile ödüllendirmeye ne dersiniz? Siz bunu hakediyorsunuz.

‘’Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.’’

Meral Benimser