Tanrım, Beni yavaşlat.

Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir.

Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele.

Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin

sükunetini ver.

Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginligi, belleğimde yaşayan akarsuların

melodisiyle yıka, götür.

Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol.

Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret.

Bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret.

Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.

Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı

arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim.

Content/images/9a99ec0a-bde5-402c-8f20-2fb186337f95.jpg

Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.

Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi

büyümesine bağlıdır.

Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine

doğru göndermeme yardım et. Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.

Ve hepsinden önemlisi…

Tanrım,

Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret,

Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için sabır,

İkisi arasındaki farkı bilmek için akıl ve beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak dostlar ver.

Content/images/7527edc5-0901-4ef8-af02-2a6e84107e0c.jpg

Dakikaların, saatlerin, günlerin, ayların ve hatta yılların göz açıp kapayıncaya kadarlık bir sürede geride kalmasını çok yoğun olarak hissettiğimiz bu günlerde, daha ne kadar bu koşuşturmanın, bu telaşın içine hapsolacağımızı düşünmekte ve biraz yavaşlamayı dilemekte fayda var sanırım. Yoksa bu gidişle dünyanın her yerinden ‘’ses duvarı bugün yine aşıldı ‘’ şeklinde haberler yağacak.

Bu kadar hızlı giderken bazen boyut değiştireceğimizi ya da paralel bir evrene geçiş yapacağımızı düşünüyorum artık!

Sakin sakin hayatımızı yaşayalım.

Meral Benimser